• 20 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Yerel seçimlerde; seçmen kime, nasıl oy versin?

69 defa okundu , kategorisinde, 22 Şub 2014 - 11:50 tarihinde yayınlandı
Yerel seçimlerde; seçmen kime, nasıl oy versin?

Yerel seçimlerde siyasi partilerin meclis aday listelerini verme ve itiraz süreleri tamamlandı.

Hemen akabinde başlayan listeye girememe ve sıra itirazları ile Dava dedikleri pastadan pay kapma içgüdülerinin ortaya çıkması ve hezeyanlar…

Ak partiden aday başvuruları yapılırken ve özellikle mülakatlardaki aday olma sebepleri göz yaşartıyordu. Vatan, millet ve hizmet sevdası meğer adaylık ve sıralar belli oluncaya kadarmış.

Hani hizmet aşklarını açıklarken ki, paylaştıkları o muhteşem duygularında ne kadar samimi olduklarını ve bundan sonra da o isimlerin değerlendirilirken nelere dikkat edilmesi konusunda bir kez daha ince eleyip sık dokunması gerektiğini düşünmeye sevk ediyor karar vericileri.

Bugün yerel yönetimlerde görev alma mücadelesinin/ hırsının içgüdülerdeki asıl amaçlarının ne kadarda siyasetin politize edilip iki yüzlülük olarak karşımıza çıktığına topluca şahit oluyoruz.

Tabi bu değerlendirmeler yalnızca İktidar partisi içerisinde yaşanmış olanları içermiyor.

Tüm diğer partilerde aynı hatta çok daha fazlasının yaşandığını görebiliyoruz. İktidar partisinde imkânlar çok daha fazla olduğu için yalnızca kuzu postuna bürünmüş kurtların/çakalların sayısı biraz daha diğerlerinden fazla. O kadar.

Adayları ve aday adaylarını geçmişleri ile değerlendirdiğimizde her ne şekilde değerlendirilirse değerlendirilsin, yapılanma ideolojiktir ve doku uyumu gerektirir. Gün 24 saat her imkânda Ak partinin liderine ve parti tüzüğüne hakaretler edeceksin, partinin genel kabulü olan inanç ve ifade özgürlüğüne söylemediğini bırakmayacaksın, sonra o partiden aday olmak için başvuracaksın ve ya aday olacaksın.

Peki, sonra hangi düşünceye hizmet edeceksin? Sormazlar mı adama! Taban tabana zıt bir partiden Aday olunca kimyan, düşüncende fikrin, zikrin hepsi mi değişti?

Peki, o ismi yada isimleri kabul edenler kendileri inanıyorlar mı ki, kendi fikirleri doğrultusunda hizmet edecek! Ve bir tane oy getirisi olacak! Kendisi bile halktan oy isterken sandıkta oy verecek!

Aslında isimleri ile geçmişleri ile yazabilirim ama siz çok şey biliyorsunuz ya, dinlemediniz bizleri. Ya tabandan gelsin, yada farklı siyasi yapıların içerisinde olmamış temiz bir geçmişi ile şaibesiz olsun diye defa atla yazdık.  Sizler çok biliyorsunuz! AK’ı KARA’yı Mevlana gibi “kim olursan ol gel” demekle olunmayacağını da göreceksiniz. Ama yarın sesler çatlak çıkmaya başlarsa, geçmişte yaşananların yerelde benzerleri yaşanırsa, bunun hesabının çok katmerli sorulacağını bilesiniz.

Denge sağlamak adına verilen tavizleri eleştirirken, dengeyi korumak adına dik duranları da takdir ediyoruz tabii.  Adına ister hemşeri derneği, ister stk diyin malayani söylemlerle baskı kuranlara karşı dik duruş sergileyenleri de takdir etmek en yüce görevimizdir.

Şimdi, Chp nin Bşb adayı var Necati Şahin.

Mütedeyyin bir ailenin akademik kariyeri olan, mesleğinde birikimi ile göz doldurmuş Anadolu insanı. Mütedeyyin bir aday ve chp. Ne kadar barışık olacak bu doku?

Şimdi, sabah namazı programları başlamış seçmen etkilemek için. Tabii aday ile birlikte teşkilatlarda sabah namazında olmak durumundalar. Bir kısmı namaza girerken bir kısmı dışarıda bekleyecek. Zaman içerisinde namaza girenler, namaz kılanlar;  İslami yaşantıyı özümserlerse, başörtüsüne, camilere, kuran kurslarına, dahası inanç özgürlüğüne müdahale etmeyecekler/edemeyecekler. Sonra mı ne olacak! Orasını siz düşünün.

Taban tabana zıt iki farklı düşünce ve yaşam tarzı bir çatı altında!

Üstelik partinin temel esaslarını bile zorlayacak birliktelik.

Geçmişte, İstanbul’da çarşaflılara rozet takan, Mersinde çarşaf yırtan bir düşünce!

İşte böyle tezatlar manzumesi siyasi yapı. Peki seçmen hangi dünya görüşüne oy verecek!

Aslında bu sorunun cevabı KARGA İLE PAPAZ hikâyesinde gizli.

İşte hihaye:

Vatikan da yapılan pazar ahini az katılımla başlayıp nerdeyse sadece papazların tamamladığı bir hal almıştı. İslamiyet hızla yayılırken boş kalan kiliseler papazların moralini iyice bozmuştu, birbirlerinin yüzüne müteessir bir şekilde bakan papazlar kilisenin ön tarafından gelen sesle irkildiler, acaba ahini tamamlayıp ve buna rağmen hala kilisede olan dindar Hıristiyanlar mı vardı, bir hamleyle hep birlikte kilisenin ön tarafına doğru yöneldiler.

Fakat gördükleri manzara papazları hayrete düşürmüştü.

Pazar ahini ne gelenlere sunulmak üzere hazırlanan kutsal şarap katılımın az olması münasebetiyle bitmemişti.

Daha kötüsü ise kutsal şarabı, kiliseye nerden girdiği belli olmayan bir karga içmekteydi.

Dört papaz el şaklatarak çeşitli sesler çıkararak kargayı kiliseden kovdular.

Başları önde kiliseden ayrılırken bir gaklama sesi duydular, kilisenin kubbesine baktıklarında ise bir kez daha şaşmışlardı.

Aynı karga bu sefer kilisenin üzerindeki haç’a konmuştu.

Tam kargayı oradan da kovmaya hazırlanırken karganın haç’a pislediğine şahit oldular donup kalmışlardı başpapaz şöyle seslendi kargaya:

Ey karga! Eğer Müslüman’san neden kutsal şaraptan içtin? Yok, eğer Hıristiyan’san neden Haç’a pisledin?

 

 

Yazının son sözü:

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Mevlana

 

mehmetgulyaprak@hotmail.com

mehmetgulyaprak@gmail.com

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz