• 23 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Yalancı milletiz vesselam

440 defa okundu , kategorisinde, 03 Ara 2016 - 11:55 tarihinde yayınlandı

Magazin muhabirliği yaptığım dönemlerde yani 80’lerin sonu 90’lı yılların başlarında

arabesk müziğe karşı öyle bir burun kıvırma vardı ki

Sanki Orhan Gencebay öcü, Ferdi Tayfur uzaydan gelmiş, merhum Müslüm Gürses sanatçı değil acı acı böğüren bir insandı…

O Müslüm Baba’ya böğürüyor diyenler Taylan Açık Hava Gazinosu’ndaki konserlerde en başta oturuyor viskisini yudumluyorlardı…

Arabalarında bu arabesk sanatçıların kasetleri bulunduğunda da ‘müzik evrenseldir’ ayaklarına yatıyorlardı.

Konuya bir yerden girdik bu işi yalana nasıl bağlayacağız…

Evet milletçe yalanı çok sevdiğimizden bahsediyorduk…

Şimdi o tarihlerde arabeske her türlü boku atan bu milletin naif evlatları şimdi de televizyon programları konusunda yalan üstüne yalan söylüyor…

Neymiş kanallardaki evlenme programları kaldırılmalıymış.

Neymiş yapmacıkmış… İnsanları kandırıyormuş, tuzağa düşürülüyormuş…

Azıcık düşünün ufak beyinliler siz kendi kendinizi kandırıyorsunuz…

Reyting ölçümü diye bir şey var… Siz o programları seyretmeseniz, yayıncı kuruluş zaten o programı kaldıracak… Sanatçı demeye bin şahit lazım isimlere de milyon dolarlar bayılıp sunucu yapmaya kalkmayacak…

Bakıyor ki reyting ölçümü ve anketlere tiyatro izler gibi evlenme programlarında Hanife ile Behzat’ın olmadı Berhan’ın aralarını bulmaya çalışan tribün ‘şakşakcık’larını izliyoruz… Dayıyorlar bize narkozu…

Bu arada yemin billah ediyorum. Hanife’nin ne menem hatun olduğunu Bizim megolaman Osman’dan pardon Osman Gürçay abimden öğrenmediysem taş olayım…

Ya sevgili milletim siz neye prim verirseniz yapımcılar, yönetmenler, oradan gaz yapıyor…

Bu konuda reyting kaygısı olmayan TRT’ye de hakkını teslim etmek lazım…

O da  bir zahmet öyle olsun… Elektrik faturalarından aldıkları payla iyi işlere imza atıyorlar…

Ne diyelim hırsızların kaçak payını ödemektense devletimin TRT’sinden başta Diriliş Ertuğrul iyi diziler izlemek için kesilen elektrik payı helali hoş olsun…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ahmet Kundakçı
Yorum Yaz