• 17 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Siyasetin paranoyaları…

56 defa okundu , kategorisinde, 26 Şub 2014 - 13:10 tarihinde yayınlandı
Siyasetin paranoyaları…

Evet, bu sefer gündemle alakası olmayan ve hiç olmadık eylem ve söylemlerle gündem saptıran paranoyalara taktım.

Günlük yazıma başlamadan, 26 Şubat 1992 Tarihli HOCALI katliamını ve katliama sessiz kalan dünyayı kınamayı bir görev sayıyorum.

Her ne kadar yazımızın başlığı; “siyasetin paranoyaları” olsa da, aslında siyaset kadar siyasetin içerisindeki olguları paylaşan ve kitleleri yönlendiren basın ve sosyal medyanın da içinde bulunduğu toplum mühendisi işlevindeki tüm kesimleri içerisine alıyor. Olumsuz değerlendirmem ile uluslararası huzur bozucuların içerdeki fitne taşeronları.

Aylar öncesinden öngörülen ve olası etkileri düşünülerek vatandaşlarımızı bilgilendiren istihbarat birimlerinin uyarıları ile bilgi sahibi olduk.

Emniyet ve istihbarat birimlerimizin, Aman dikkat…!!! İle iç huzurumuzu baltalamaya ve ülkemizin içte ve dışta itibarını zedelemeye yönelik eylemlerin planlandığını bildirmelerine rağmen, gün gelir de söylemler eyleme dönüşünce, acaba! lar başlar bozulan iç huzurumuzla birlikte.

Çok basit bir çalışma ile yalnızca bilgisayar kullanabilen bir çocuğun bile bir resim ve üzerine ekleyeceği alakasız haber puntosu, bir anda hit olabiliyor.

Yani bu kadar uyarı ve bilgi silinip gidebiliyor. Kimse aslını astarını araştırma gereği bile duymadan paylaşımlarla önü alınamaz bir bilgi kirliliği ile kaosa sebep olması işten bile değil.

Ülkemizde son günlerde yaşananlarda bahse konu paranoyaklık eserleri. Çok şükür ki, ülkemizin insanı sağduyulu ve birbirlerine bağlayan Milli ve kutsal değerleri var. Değilse, dünyanın birçok ülkesinde yaşananlar yine aynı dış güçlerin içerdeki fitne taşeronları ile gerçekleştirdiği huzursuzluk evresinin ülkemizde de yaşanması an meselesi olurdu.

Ancak ümitliyiz, umutluyuz ve inanıyoruz ki:

Her ne kadar içimizdeki beyinsizler, beyni ve ruhu satılmışlar, gün bugündür zihniyetli basiretsizler, benden sonrası Tufan içgüdülü Darvin kafalılar olsa da; onlardan çok daha fazlası Aklıselim düşünen, basiretli, ben değil BİZ diyebilen, Ülkem için varım! Diyebilenler var ve onlar sayesinde huzurumuz bozulmadan ve yeis’e düşmeden yarınlarımıza güvenle bakabiliyoruz.

Bizi biz yapan değerlerimiz ne zaman ki, değerini kaybeder ve günübirlik yaşantı düşüncesine dönüşür ve ben merkezli dünya düşünürüz işte o zaman Allah korusun, ne Mısır ne de Ukrayna’ya benzeriz. Yine Allah’a şükrediyorum ki, Aklıselim halkımız, gençlerimiz çoğunlukta.

Son günlerdeki ses ve görüntü kasetleri ile alakalı birilerinin çalışmasının olduğu ve yakında paylaşılacağı aylar öncesinden söylenmişti ve bekleniyordu.

Bundan sonrada huzur bozmaya yönelik çok daha ahlaksızca ve çok daha korkunç senaryoların hazırlandığını ve seçim sürecini etkilemek için kullanılacağı, bütün bu çalışmaların tek amacının Ülkemizi kaosa sürüklemek olduğunu ve konuda tedbirli olmamız gerektiği ve toplum olarak itidali elden bırakmamamız gerektiği konusunda emniyet, istihbarat devletin ilgili kurumları uyardı.

Yine görüyoruz ki, devletin MİT ve Emniyet istihbarat birimlerinin Ülkenin istikbali için dinleme yapmasını özel hayata müdahale görenler, kökü dışarda ne düğü belirsiz bir yapının montaj! Paylaşımlarını bile dinleme kabul ederek “suçüstü yakaladık” sevinciyle paylaşabiliyorlar.

Yerel seçimler üzerine:

Muhalefet partisi eğer kuruluşundan bugünesi! ile değerlendirilecekse ki, kendileri öyle diyor!

O halde 90 yıllık şanlı geçmişleri ile kendilerini sorgulamamız gerekir. Yakın tarihin tozlu raflarında tazeliğini koruyan Chp iktidarı zulmü, yoksulluk, baskı, kuyruk, inanç baskısı ve saymakla bitiremeyeceğimiz Şanlı chp zulmünün hesabını vermeliler ki, “yaptıkları yapacaklarının teminatıdır” şeklinde halkımız değerlendirsin.

Yani günümüz iktidar partisinin seçim beyannamesinde belirttiği gibi:

Yaptıklarımız! ile kuruluşundan bugüne bütün yapısal eserlerini, Sağlık eğitim ve Ülkemize özgürlükler adına kazandırdıklarını paylaştığı gibi, yapacaklarımız! İle de verdiği güveni; muhalefet partisi de, paylaşabiliyor ise vatandaşın gözünde hak ettiği değeri görecektir kuşkusuz. Tabi paylaşabilirlerse…

Kuruluşundan Ak parti Hükümetine kadar ki zamanda kesintili olarak devam eden ( Menderes, Özal ve Erbakan dönemi huzur yılları hariç) geçmiş iktidar dönemlerinde yokluk, sefillik, kargaşa, çatışma vs. bilumum sıkıntıları 11 yıllık günümüz iktidar yönetimi ile değerlendirip, birde aşağıda paylaştığım Hadisi Şerif ile yorumladığımıza;

Yaptıkları, yapacaklarının teminatı olan!

Yönetimi ile Çektiğimiz yokluk ve huzursuzluğun sebeplerini çok net olarak anlayabiliriz.

 

 

Yazının son sözü:

Emanete riayet rızık getirir. Hıyanet ise fakirlik getirir. 

                                                                    Hadis-i Şerif

 

mehmetgulyaprak@hotmail.com

mehmetgulyaprak@gmail.com

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz