• 20 ŞUBAT 2019
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
REKLAM REKLAM

“KARNE BAŞARININ TEK GÖSTERGESİ DEĞİLDİR”

357 defa okundu kategorisinde, 18 Oca 2019 - 23:50 tarihinde yayınlandı
“KARNE BAŞARININ TEK GÖSTERGESİ DEĞİLDİR”

 

 

BURSA – Özel Medicabil Hastanesi psikologlarından Klinik Psikolog Ruhullah Güney Faal, ailelerin ve çocuğun karne sürecinin travmatik yaşantılar olmadan ve aile içi ilişkilerin olumsuz anlamda etkilenmeden geçirilebilmesi için önerilerde bulundu.

Karneye ebeveynlerin olması gerekenden fazla anlam yüklediğine halbuki karnenin başarının tek göstergesi olmadığına dikkati çeken Klinik Psikolog Ruhullah Güney Faal, bu durumun çocuklar için aşırı kaygılanacakları korkulu bir rüyaya,  ebeveynler için de hayıflanabilecekleri, öfkelenebilecekleri bir meseleye dönüşebildiğine vurgu yaptı.

‘Karne, çocuğun kimlik ve kişiliğinin bir parçası değildir’ diyen Klinik Psikolog Ruhullah Güney Faal şunları söyledi: “Eğer karnesinde, memnun olunmayan bir durum varsa çocuğunuzu kesinlikle tembel ya da başarısız olarak nitelendirmeyin. Çocuk da kendini bu şekilde kabul ederse başarılı olmak için gayret sarf etmeyecek eksiklerini aramayacaktır ve umutsuzca tembel olduğunu ve zaten başarısız olmasının doğal bir sonuç olduğunu düşünüp eylemsizlik içerisine girecektir. Ya da ‘Aferin çok zekisin zaten senden bunu bekliyordum’ gibi cümleler de kullanmayın çünkü çocuk zaten zeki olduğunu, çalışmasına çok gerek olmadığını düşünecektir. Çalışmak ve çaba göstermek önemini yitirecektir.”

Aileler nasıl davranmalı?

Her karne dönemi sonunda bazı ailelerde yaşanan karne gerginliğinin izlerinin ömür boyunca silinmeyecek yanlışlara yol açabildiğini ifade eden Klinik Psikolog Ruhullah Güney Faal şöyle konuştu: “Anne babalar öncelikle soğukkanlı ve sakin olmalı. Ailenin karneyi değerlendirirken takınacağı tavrın, çocuğun daha sonraki okul başarısını, özsaygısını, öz yeterlilik inancını olumsuz anlamda etkileyeceğini unutulmamalı. Çocuğa karne ile ilgili yorum yaparken önce memnun olunan notlardan başlanıp bu konuda gösterdiği çabaya, çalışmaya atıfta bulunarak konuşulmalı. Ardından memnun olunmayan notlara geçtiğinizde ona hesap sormak, azarlamak, kıyaslamak, küçük düşürmek, eleştirmekten ziyade. Ona soru sorup sen ne düşünüyorsun? Kendini nasıl değerlendiriyorsun? Bu konuda sence ne yapabilirsin? Biz anne baba olarak sana bu konuda nasıl yardımcı olabiliriz? gibi sorularla ona kendi özdenetim mekanizmasını oluşturacak bir fırsat tanıyın. Bu tavır çocukta öz düzenleme yeteneğinin gelişmesini sağlayacaktır, sizden duygusal olarak uzaklaşmayacak, sizin desteğinizi hissedecektir.”

Klinik Psikolog. Ruhullah Güney Faal, güven verici, destekleyici, sevgi, hoşgörü ve anlayışının hâkim olduğu aile ortamı içinde çocuğun sorumluluk duygusunun ve kendine güvenin gelişeceğini de ifade etti. Klinik Psikolog Ruhullah Güney Faal, böyle bir ortamda yetişen çocukların genellikle başarılı olabildiğinin ancak tersi bile olsa ailenin ilgisi, desteği ve olumlu yaklaşım tarzıyla başarısızlığın çözümlenebildiğinin altını çizdi.

“Karneleri birbirinden farklı da olsa kardeşlere eşit ilgi gösterin”

Sömestr tatilinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine de değinen Faal, “Karnesindeki zayıfları sürekli çocuğa hatırlatıp, herkesin yanında küçük düşürerek tatilinin kötü geçmesine sebep olmayın. Başarı düzeyinden memnun olunmayan derslerle ilgili yoğun olmayan bir çalışma programı yapılabilir. Her şeyden önce çocuğun bu konuda isteğinin kırılmamış olması kendine olan inancının kaçmaması hassasiyetiyle yaklaşıp, zorla ders çalıştırmayın. Televizyon, bilgisayar ve internette fazla vakit geçirmesiyle alakalı da birlikte kararlar alıp bir düzenleme getirmeye çalışın. Düzenli ve seviyesine uygun kitaplar okumasını sağlayın. Karneleri birbirinden farklı da olsa kardeşlere eşit ilgi gösterin. Dersleri zayıf olsa bile ailesinin her zaman yanında olduğu, kötü karneye rağmen sevgide bir azalma olmadığı mesajı verin” diye konuştu.

“Hediye çalışmaya teşvik edici bir araç olmalı, bir amaç değil”

Ödül konusuna da değinen Uzm. Psk. Ruhullah Güney Faal sözlerini şöyle noktaladı: “Değeri yüksek, maddi gücünüzü aşan hediyeler almayın. Çünkü çocuğunuz çalışma ve başarılı olmayı hediye ile özdeşleştirirse, hediye verilmediğinde de çalışmayı bırakabilir. Hediye çalışmaya teşvik edici bir araç olmalı, bir amaç değil. Ve hiçbir anne-baba şunu unutmamalıdır ki zayıf notlar düzeltilebilir; fakat çocuğun kişiliğine ve ruhsal dünyasına verilen zarar telafi edilemeyebilir.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz