• 18 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

‘İnme’ üçüncü ölüm nedeni

73 defa okundu kategorisinde, 18 Şub 2014 - 14:31 tarihinde yayınlandı
‘İnme’ üçüncü ölüm nedeni

“İnme”nin tüm dünyada kalp hastalıkları ve kanserlerden sonra üçüncü ölüm nedeni olduğu olduğu bildirildi.Medical Park Samsun Tıp Merkezi, Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Serpil Kıroğlu Yön, “inme” hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Yön, “İnme beynin bir bölgesinin damar tıkanıklığı, kanama veya damarlarda bozulmaya neden olan, herhangi bir hastalıkla etkilenmesi ile beynin o bölgesinin ilgili olduğu fonksiyonun kaybı durumudur. İnme tüm dünyada kalp hastalıkları ve kanserlerden sonra üçüncü ölüm nedenidir. Nörolojik hastalıklar nedeni ile hastaneye yatırılan hastaların büyük bir kısmı inmeli hastalardır” dedi.

İnme geçiren kişinin bir anda kol ya da bacağının tutmaz hale geldiğini söyleyen Uzm. Dr. Serpil Kıroğlu Yön, “Hasta konuşamaz, görmesi bozulabilir, baş dönmesi, dengesizlik, vücudunun bir yerini hissedememe, ağız kayması, bazı aktivitelerde beceriksizlik oluşabilir. Hastalarda çok farklı klinikler görülür. Hastanın şikayeti hafif belli belirsiz kısa sürebilir (geçici felç), 1-2 günde tam düzelme olabilir, kısmı düzelebilir, maluliyet veya ölüme sebep olabilir. İnme sonrası hastaların büyük bir kısmı maluliyet nedeni ile yakınlarına muhtaç yaşamlarını sürdürmek zorunda kalmaktadır” diye konuştu.

Çok ciddi sonuçlar doğurabilen inmenin aynı zamanda önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Yön, “İnme oluşumunu artıran ancak değiştirebileceğimiz bazı risk faktörleri vardır. Hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği, şişmanlık, hareketsizlik, boyun damar tıkanıklığı, eşlik eden kanser, beslenme bozukluğu gibi faktörler inme oluşumunu artırmaktadır. Ayrıntılı muayene laboratuvar ve tetkikler ile bu risk faktörleri saptanabilir, takipler ile düzenlenebilir. İnme MR ile dakikalar içinde tespit edilebilir, kanama varlığında ise BT daha iyi sonuç verebilir. Damarsal bozukluklar doppler USG ve daha ayrıntılı olarak ise MR/BT Anjıo ile tespit edilebilir. Muayenede kişinin fark edemediği bir bulgu, incelemelerde saptanan şeker, tansiyon yüksekliğinin kontrol altına alınması, muayenede boyunda üfürüm, tetkiklerde damarsal bir bozukluğun veya tıkanıklığın tespit edilmesi, kalpte delik bulunması halinde ilaç ve girişimlerle tüm hayatımızı etkileyecek yeni bir felçten korunmuş oluruz” şeklinde konuştu.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz