• 18 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Günahınız kursağınız​da…

201 defa okundu kategorisinde, 24 Şub 2014 - 05:05 tarihinde yayınlandı
Günahınız kursağınız​da…

Yüzyıllarca dört kıtaya hükmetmiş, Osmanlı’nın  Müslüman  torunları  olan  “Bize”   baktığımda,  düştüğümüz  içler  acısı  halin  üzüntüsünü  yaşıyorum.

Adaletin, dürüstlüğün, vefanın ve  birlikte  güç  olmanın  yitirilmişliğine  mahkum  kalmak  çok  hazin!

Tüm  bunları  yitirdikçe  çıldıran,  çıldırdıkça  saldıran, dağılan, paramparça  olmuş  bir ümmetiz  şimdi.

Canlar  pazarında  akan  insan  kanı,  boyumuzu  aşmış.  Zulümlerin  çığlığıyla   boğulurken,  nemrutların ateşiyle  yanmışız.  İnsanlık  namına  ne  varsa,  külleri  uçuşmakta  her bir  yanda.

Eskiden  evsiz  kalmışı  evimize, yolda kalmışı  aracımıza alırdık. Şimdi  yolda  ölen  birini  görsek  yardım  etmeye  korkar  olduk.

Yardımlaşma  ve  güven  duygumuz  ya  yok  olmuş  ya da üstüne  kara  bir  perde  çekilip bir  kenara  saklanmış.

“Kardeşinin  derdiyle  dertlenmeyen  tam  olarak  iman  etmiş  sayılmaz.”  demişti  Cihan  Peygamberi.  İmanımızdan mı  olmuşuz, neden  zulme  suskunluğumuz?

Müslümanlar;  en  büyük  vebalin  kul  hakkı  olduğunu  bilir  ve  söyler  dururken,  birbirinin  kuyusunu  kazmaktan  hicap  duymaz  olmuş.

Dürüstlüğü  lafta  kimseye  kaptırmazken,  yaptığımız  her  türlü  dalaverenin, kalleşliğin  adı  strateji  olmuş.  Haliyle,  ortam  stratejist  ortaklardan  geçilmez  olmuş.

Güç  gösterisi  uğruna  birbirini harcamaktan  çekinmeyenler,  ucuz  hesapları  şaşmasın  diye, şan, şöhret  ve  makamı, haysiyet  ve  şerefe  tercih  etmiş.

Gördüğümüz  o  heybetli  cüsseler, pahalı  maskelerin  ardına  sığınan  cücelere  dönüşmüş. Saltanatları  ebediyen  sürecek  zannedip,  her  türlü  tehdit  ve  şantajla  potansiyel rakiplerin,  defterini  dürmenin  peşine  düşmüş,

Bütün  bunları da  kim sorarsa  Allah  adına,  dindar  kimliğiyle  yapmış!

Kaf dağının zirvesinde, buzdan  tahtlara  yaslanmışta, geldiği  yeri  unutup  şöyle  bir  tepeden  bakmış  insanlara.  Unutmuş , kibir  ve  gurur  aslında  en  aciz,  en  ufak  insanlara  mahsusmuş  ve  en  çok da şeytana  yakışırmış.

Ve ne yazık unutulmuş  “Kendini  ulaşılmaz  dağlarda  kar  sananlar, bir gün  mutlaka  çamurlu  su  olarak,  ayaklar  altına  sızarmış…”

 

 

“ Arif Nihat Asya’dan naat”

Ne doğruluk, ne doğru; Ne iyilik, ne iyi…
Bahçende en güzel dal, Unuttu yemiş vermeyi…

Günahın kursağında ,Haramların peteği!

Neler duydu şu dünyada
Mevlid’ine hayran kulaklarımız:
Ne adlar ezberledi, ey Nebi,
Adına alışkın dudaklarımız!
Artık, yolunu bilmiyor; Artık, yolunu unuttu
Ayaklarımız!
Kabe’ne siyahlar yakışmamıştır, ya Muhammed,
Bugünkü kadar!

 

sukran_msc@hotmail.com

 

.

Ş.MERCAN MİSCİ’NİN TÜM YAZILARI 

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz