• 21 KASIM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Fırtına sonrası sessizlik ve Adaylık süreci…

55 defa okundu , kategorisinde, 19 Şub 2014 - 09:10 tarihinde yayınlandı
Fırtına sonrası sessizlik ve Adaylık süreci…

18 Şubat, siyasi partiler açısından meclis üyesi aday listelerinin seçim kurullarına verilmesi konusunda önemli bir tarih!

Tabii aday listelerinde ismi olamayan veya istediği sırada olamayanlar  içinde önemli bir tarih.

Anlık refleksle amacını aşan tepkiler, birilerinin gazı ile hezeyanlar, hatta istifalar ve fırtına sonrası sessizlik.

Çok büyük hizmet aşkıyla adaylık için başvurduğu partide sıra bulamayan, ya da sırayı beğenmeyip dosyasını çekip taban tabana zıt partiden aday olanlar.

Bütün bunlar anlık tepki ve yine alışılmış pişmanlık!

Hayatta tek mücadelesi pastadan pay kapmak olanların, söylediği en klasik yalandır “halka hizmet ve dava için varım”!

İstifa sonrası nasıl açıklıyorlar bu yalanı bilmiyorum, çünkü bu şekilde dönenlerin hangi yüzüne konuşacağım konusunda kararsız kalıyorum.

Stk ve bir kısım hemşeri derneklerinin de baskı ve tepkileri olmuştu siyasi partiler üzerinde. Ancak Aklıselim düşünceden uzak malayanilerin emellerine ulaşamadığını görme mutluluğumu açıkça paylaşıyorum.

Siyasi partilerin tamamına yakınında halka hizmet için sonsuza dek çıkılan yolda, yüksek perdeden sıra kavgalarını, önlerine çıkan çakıl taşları yüzünden sendeleyip düşenleri ve yolundan dönenleri de gördük.

Nihayetinde gördük ki, “dava adamları/ hizmet adamları her minvalde yollarına devam ederken, Hava ve sıra adamları fitne fesat kulislerle içinde bulundukları gemiye zarar verme çabasında olurlar.”

Ha, o’da geçer.

Taşlar yerine oturur ve her şey olduğu yerden devam eder.

Bir süreçtir her zaman adaylıkta yaşanan. Sükûnet öncesi fırtına gibi.

Her şey çokta adaletli olmaz tabii. Ancak olabildiğine hassas olmak, hassas olmaya çalışmak karar vericilerin en çok dikkat ettiği ve dikkat etmesi gereken durumdur diye değerlendiriyorum.

Geçen genel seçimlerde Bursa milletvekillerinin 1 kişi hariç tamamının yenilenmiş olması sonrasında, yerel seçimlerde de benzeri bir durumun yaşanacağı bekleniyordu. Belediye başkanlarına fazla dokunmadan geçen bu değişim sürecinde listelerin tamamına yakınının değiştiğine şahit olduk.

Evet, değişim çok isabetli oldu. Elbette ki kurularla birlikte yaşlarda yanacak! ama inanıyoruz ki, Bursa için çok hayırlı olacak.

En önemli konu ise;

Adaylar arasında getirisi var mı? bilinmez! Ancak adaylığı durumunda aday gösterildiği partinin hanesine eksi yazacak isimlerin liste dışı kaldığını / kalması gerektiğini doğru olarak değerlendiriyorum.

Bu kadar çok farklı olgunun yanında; bağlı bulunduğu siyasi görüşün tüzüğünü, yönetim tarzını ve elbette ki liderinin duruşunu benimsemiş olanların her halükarda ki duruşu istismar edilmemeli. Değilse, olası kırgınlıklar çok ciddi sorunlara gebe kalır.

Vefa’nın, içilerek tadına varılan Boza olmadığını, Gezilerek haz alınan bir semt olmadığını çok iyi bilenlerdeniz.

O halde, Ahd’e Vefa Cevherini yüreğinde hissedenlerin yüreklerini aydın tutmak’ ta en büyük vefa olgusu olarak kabul görmelidir.

Bir diğer konu ise aday olduğu parti ile hiçbir organik bağı olmayanların hatta ve hatta çok farklı siyasi görüşe sahip olanların listelerde yer alma ve pastadan pay kapma mücadelesi…

Siyasi görüşün şemsiyesi altında; İnanç/inançsızlık, ideoloji, dünya görüşü, özgürlükler/kısıtlamalar gibi birçok oluşumun var olduğunu düşündüğümüzde, “Hangi siyasi parti olursa olsun, ama bana bir sandalye versin” mücadelesinde İLKE veya ilkesizlik konusunu çok ince işlememiz gerekecektir.

Ne olursa olsun, siyasi yapılanmalarda doku uyuşmazlığı ileriki zamanlarda sancı yaşatacaktır. Bu konuda, geçmişte yaşanan birçok olumsuz örneklerden ders almamış olmak talihsizliktir.

Ak partinin Nilüfer’de Finish’e bu kadar yakın olduğu zamanı hatırlamıyorum.  Zaman ve şartlar Nilüfer’de ESGİN’den yana.  Şimdiden, “Hayırlı Olsun” demek geliyor içimden.

 

 

Yazının son sözü:

ADAMLIĞIMIZIN DEĞER ÖLÇÜSÜ: AHDE VEFA
AHMET SAFA

 

 

mehmetgulyaprak@hotmail.com

mehmetgulyaprak@gmail.com

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz