• 20 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Erdoğan: ‘Darbeler Türkiye’nin değişmez kaderi değildir’

38 defa okundu , kategorisinde, 21 Şub 2014 - 07:09 tarihinde yayınlandı
Erdoğan: ‘Darbeler Türkiye’nin değişmez kaderi değildir’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Darbeler Türkiye’nin değişmez kaderi değildir’dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Darbeler Türkiye’nin değişmez kaderi değildir. Darbeler her 10 yılda, 15 yılda Türkiye’yi esir alan, Türkiye’yi durduran, Türkiye’yi adeta donduran bir değişmez talih değildir. Bir kısır döngü değildir” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memur-Sen tarafından ATO Congresium’da düzenlenen “Medeniyet, İnsan, Demokrasi ve Şehirlerimiz” ana temalı “Büyük Türkiye Buluşması’na” katıldı.Memur-Sen’e düzenledikleri program dolayısıyla teşekkürlerini ileten Başbakan Erdoğan, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve yönetim kurulu üyelerine başarılı çalışmalarından dolayı şükranlarını sundu.

Memur-Sen’in kurucusu şair Akif İnan’ı rahmetle andığını belirten Başbakan Erdoğan, “Bu güzel buluşmada Memur-Sen’in kurucusu değerli şair ve mütefekkir, abimiz, güzel insan Akif İnan’ı da rahmetle, minnetle yad ediyorum. Merhum Akif İnan’ın özellikle şu dizeleri hepimizin hafızasına silinmez bir nakış gibi işlendi. ‘Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu. Varıp eşiğine alnımı koydum sanki bir yer altı nehri çağlıyordu. Mecsid-i Aksa’yı gördüm düşümde. Götür Müslüman’a selam diyordu. Dayanamıyorum bu ayrılığa kucaklasın beni İslam’ diyordu. Akif İnan geniş coğrafyamızda barışa ve huzura hasret özelliklede o çok sevdiği Mescid-i Aksa’ya hasret içinde gözlerini hayata kapadı. Her şair gibi arkasında unutulmaz dizeler bıraktı. Ama birçok şairden farklı olarak arkasından birde mücadele hem de en kutsal mücadeleyi emek mücadelesini bıraktı. Kurduğu, temellerini attığı, istikametini çizdiği Memur-Sen işte o mücadelenin adı oldu. Tekrar kendisini rahmetle yad ediyor mekanı inşallah cennet olsun diyorum. Burada şunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Memur-Sen merhum Akif İnan’ın çizdiği istikamette kurulduğu günden itibaren gerçekten emeğin, ekmeğin, hakkın, bunların yanında milli iradenin, demokrasinin, barışın mücadelesini verdik. 1995 yılında mütevazi imkanlarla samimi hissiyatla kurulan Memur-Sen Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olarak çalışma hayatımızda barış ve diyalogunda öncüsü oldu. Bir kez burada Memur-Sen’e kurulduğu günden beri kararlılıkla, sabırla ve samimiyetle sürdüğü mücadele için ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“DİMDİK DURAN MEMUR-SEN’E TEŞEKKÜR EDİYORUM”

“28 Şubat’ta dimdik duran Memur-Sen’e ve yönetimine teşekkür ediyorum” diyen Başbakan Erdoğan, Memur-Sen’in vesayetçi sisteme, çetelere, mafyaya, cuntalara karşı verdikleri mücadelede hep yanlarında olduğunu söylerdi. Başbakan Erdoğan, “Memur-Sen’e teşekkür ediyorum. Memurların hak mücadelesinden milli birlik ve kardeşlik projesine, 2010 halk oylamasından eğitim reformuna, başörtüsüne özgürlükten ekonominin büyümesine kadar her alanda gösterdiğiniz dirayet için, verdiğiniz destek için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmaları “Dik dur eğilme Memur-Sen seninle” sloganları ile kesildi.

“DARBELER TÜRKİYE’NİN DEĞİŞMEZ KADERİ DEĞİLDİR”

Uzun süre atılan sloganların ardından konuşmasına devam eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tıpkı merhum Akif İnan gibi medeniyet havzamızı kucaklayan bir ufka sahip olduğumuz için Filistin’den Myanmar’a, Pakistan’dan Somali’ye, Mısır’dan Suriye’ye kadar insani değerlere, vicdana, hakka ve hukuka sahip çıktığınız için İslam coğrafyasının sızısını ta yüreğinizde hissettiğiniz ve gereğinin yaptığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Özellikle 17 Aralık darbe sürecinde eğilmediğiniz, bükülmediğiniz, dimdik durduğunuz için 5 Aralık’ta Türkiye’nin saygın sivil toplum örgütleriyle birlikte gazete ilanı yoluyla ahde vefamıza haykırdığınız için sizlere tek tek teşekkür ediyor Allah hepinizde razı olun diyorum. Burada bulunan tüm arkadaşlarımın bir kısmı 12 Eylül öncesi süreci darbeyi ve darbe sonrasını yaşadılar. Yine birçoğumuz 28 Şubat sürecini adeta ilklerimize kadar yaşadık. Memur-Sen gençleri, genç Memur-Sen’in üyeleri belki o günleri yaşamadılar. Tecrübe etmediler. Ama onlarda son 12 yılda AK Parti’ye yönelik darbe girişimlerini, saldırıları, ithamları, iftiraları, sabotaj ve provokasyonları yaşadılar. İşte şuanda da hep birlikte 17 Aralık başarısız darbe girişimini yaşıyor bir kez daha milli iradeye demokrasiye yönelik bir saldırıya şahit oluyoruz. Burada özellikle gençlere, genç Memur-Sen’in üyelerine şunun altını çizerek söylemek istiyorum; ‘Darbeler Türkiye’nin değişmez kaderi değildir.’ Darbeler her 10 yılda, 15 yılda Türkiye’yi esir alan, Türkiye’yi durduran, Türkiye’yi adeta donduran bir değişmez talih değildir. Bir kısır döngü değildir. Eğer sizler gibi dik duran birileri olursa, eğer yüreğini ortaya koyacak kadar cesur birileri olursa, eğer her tehdidi göze alıp demokrasiyi ve milli iradeyi namusu bili darbelere karşı tavır koyan birileri olursa inanın bu ülkede hiç kimse darbeye teşebbüs edemeyecek.”

“MİLLİ İRADEYİ ÇİĞNEMEK İSTEDİLER”

12 yıldır hep birlikte bunun mücadelesini verdiklerini altını çizen Başbakan Erdoğan, adeta kısır döngü gibi her 10 yılda bir Türkiye’yi darbelere mahkum etmek isteyenlere karşı gerçekten yürekli bir mücadele sürdürdüklerini vurguladı. Başbakan Erdoğan, “Hükümetimiz kurulduktan sonra kirli bir takım darbe senaryoları yazdılar. Biz o senaryoları bozduk. Faillerini de hukuka teslim ettik. Alışmışlardı 16 ayda bir bu ülkede hükümet kurulsun. Çok partili dönemde ortalamayı aldığınız zaman bize kadar bu ülkede 16 ayda bir hükümet kurulup, hükümet giderdi. Bizimle beraber Türkiye’de hükümetler normale döndü. Bunu bu ülkeye biz getirdik. Yahu 16 aylık hükümetlerle bir ülkede istikrar olur mu? Bir ülkede ekonomi, demokrasi gerçekten yerli yerine oturur mu? İşte oturmuyor. Oturmadığı içinde mafyalar, çeteler çıkıyor istedikleri gibi hükümet kuruyor, istedikleri gibi hükümetleri indiriyorlardı. Partimizi kapatarak bize cumhurbaşkanı seçtirmeyerek milli iradeyi çiğnemek istediler. O tuzağı da millete giderek bozduk. Danıştay saldırısıyla bir kez daha milli iradeye, demokrasiye savaş açtılar. İşte o oyunu da bozduk. Provokasyonu aydınlattık ve faillerini hukuka teslim ettik. Önce iltica dediler sonrası alakası yokmuş failleri ortaya çıktı. Bunu kabullendiler. 17 Aralık darbe girişimi de aynı hevesle, aynı gayeyle aynı niyetle yapılmak istendi. Seçilmiş bir hükümet bürokrasi içinde bazı paralel yapılar kullanılmak suretiyle esir alınmak, etkisiz hale getirilmek istendi. Millet iradesiyle, sandıkla, milletin mührüyle göreve gelmiş bir hükümet iftira ile komployla, şantajla devrilmek, yıpratılmak istendi” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE ŞANTAJ ÇETESİ KURULDU”

“12 yıl boyunca nasıl dik durduysak işte bun son darbe girişiminde dimdik durduk ve dimdik duracağız” diye konuşan Başbakan Erdoğan, boyun eğmediklerini, eyvallah demediklerini kaydetti. Kendilerine verilen emanete alın sizin olsun diyerek ihanet etmediklerini sözlerine ekleyen Başbakan Erdoğan, “Hem bize, hem milli kurumlarımıza, milli değerlerimize tüm bunlara yapılan saldırıların tamamına evet bizler bu saldırıları yapanlara karşı göğüs gerdik. Tamamını hamd olsun püskürttük. Bakın sevgilisi kardeşlerim Türkiye’de son derece gizli, son derece sinsi bir şekilde bir şantaj çetesi kurulmuş. Hukuk kisvesi altında ama hukukun temel kurallarını çiğneyerek birlerce insan dinlenmiş ve ses kayıtları depolanmış. Bazıları tamamen hukuk dışı şekilde takip edilmişler. Bürokrasi içinde yuvalanan bir kısım çete mensupları bu kayıt ve şantaj operasyonları içinde yer almışlar. İş adamlarına gitmişler. Elimizde ses kayıtların var demişler. Sana istediğimiz şu isnat ederiz demişler. Ondan haraç almışlar. Uzantıları yoluyla, maşaları eliyle kimi iş adamlarının hukuksuz işlerini çözmüş, hukuksuz ilişkilere ulaşmışlardır. Gazeteciye gitmişlerdir. Elimizde kayıtların var. Tehdit etmişler. Siyasetçiye gitmişler elimizde kayıtların var demişler. Bu kayıtların bir kısmı da servis edilmiş ve siyasi partileri dizayn etmişler. Ana muhalefet CHP’yi dizayn ettikleri gibi. Sayın Baykal öyle gitmedi. Sayın Baykal’ı öyle gönderdiler. Sayın Baykal’a geçmiş olsun ziyaretinde bulunan genel müdür oradan çıktığında medya kendisine aday olacak mısınız diye sorduklarında hayır böyle bir şey düşünmüyorum dediği ama 24 saat sonra bildiğiniz gibi aday oldu. İşte şantaj bu. Bürokrasiye gitmişler onları tehdit etmişler ve illegal işlere zorlamışlar. İşi o kadar büyütmüşler ki artık küçük çıkar hesaplarını bırakıp Türkiye’ye ihanet etme pahasına ajanlığın, casusluğun Türkiye’nin çıkarlarına kastetmenin taşeronu haline gelmişler” şeklinde konuştu.

“NE YAZIK Kİ CHP, MHP ŞANTAJCILARA BOYUN EĞİYOR VE BUNLARA DESTEK VERİYOR”

Ellerindeki imkanlarla, ellerindeki şantaj aletleriyle Türkiye’yi, devleti, milleti, siyaseti tanzim etmeye çalışıldığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“İşte biz bunlara dur dedik. Biz bunlara geçit vermedik. Bu alçakça hain planı gördük ve derhal bunun üzerine gitmeye başladık. İşte bunun üzerine 17 Aralık darbe girişimini yaptılar. Şuanda da bizim gündelik rutin ses kayıtlarımızı, ‘selamünaleyküm, aleykümselam’ bunu yayınlamaya başladılar. Ya bundan bir şey çıkmaz. İşte bu ses kayıtlarımızı internete servis ederek bu darbe girişimi yaşatmak, ayakta tutmak için mücadele veriyorlar. Ne yazık ki darbe medyası da bunlara destek veriyor. Ne yazık ki CHP, MHP şantajcılara boyun eğiyor ve bunlara destek veriyor. O malum iş çevreleri, iş örgütleri tıkır tıkır yürüyen illegal çarklarının duracağı korkusuyla bunlara destek veriyor. Tezgahı iyi kurmuşlar. Ananaslar gelip gidiyor. Bu ananaslar mahalle manavındaki ananaslar değil ha… Bunlar Uganda’dan geliyor. Bunlar farklı. Tespihler gelip gidiyor. Selamlar, saygılar, hürmetler, bağlılıklar bildiriliyor. Rüyada tweetler görülüyor ve tweetlerin sevgililer sevgisi Peygamber Efendimiz tarafından iki kat attırılması emrediliyor. Bunun sonunda da artırın. Onay, okey onlarda oradan geliyor. Bunu hakikaten gerçek sesinden dinlemesek ‘olur mu böyle şey canım.’ Ama bunlar olunca şaşırmamak mümkün değil. Bütün işadamlarıyla yapılan görüşmelerde teşekkürler gidip geliyor. Birbirlerini işlerini iyi takip ediyorlar. İşte biz kirli tezgahı, ihanet çarkını bozduğumuz için şuanda da koro halinde bize saldırıyorlar. Evet biz koro halindeki saldırılarla dövüşe dövüşe buraya geldik. Biz bunları 28 Şubat’tan biliriz. Ama inanın 28 Şubat’ta bile bu kadar ahlaksız olmamışlardı. Biz bu işadamlarını bu güya sivil toplum örgütlerini brifing alan emir komuta zincirinde hareket eden bu çevreleri çok iyi biliriz. Ama inanın o zaman bile bu kadar düşük seviyede olmamıştı. Biz bu CHP’yi 27 Mayıs darbesinden beri çok iyi biliriz.”

Törene, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Şuna bakar mısınız, bir yerden emir geliyor. Ben de diyorum ki bir yerlerden emir vereceğinize lütfen bu ülke sizin vatanınız değil mi? Gelin ne yapacaksınız vatanınızda yapın. Niye buraya gelmiyorsunuz? Gelin buraya. Yoksa buraya gelince bazı şeyler açığa çıkar endişesini mi taşıyorsunuz?” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memur-Sen tarafından Ankara ATO Congressium’da düzenlenen ‘Medeniyet, İnsan, Demokrasi ve Şehirlerimiz’ konulu Büyük Türkiye Buluşması’na katıldı. Törende konuşan Başbakan Erdoğan, “Biz bu paralel örgütü 12 Eylül’de darbeci paşalara yaptığı yalakalıktan, 28 Şubat’ta sırtımıza sapladığı hançerden ve beceremediniz bırakın manşetlerinden biliyoruz. Bu kadar büyük bir düşkünlüğün bu kadar büyük bir ihanetin içinde olmamışlardı. Aldanmışız. Gerçekten safmışız” dedi.

“ŞAPKASINI ALIP GİDECEK BİR HÜKÜMET YOK, ZATEN BENİM ŞAPKAM DA YOK”
Medyaya, CHP’ye, MHP’ye, işveren örgütlerine ve paralel yapıya seslenen Başbakan Erdoğan, “Geçti o günler. Sabah erken kalkanın darbe yaptığı günler geride kaldı. Manşetlerle hükümet kurma hükümet yıkma günleri geride kaldı. Artık milli iradeye sımsıkı sahip çıkan bir hükümet var. Demokrasiye sandığa namus diyen aziz bir millet var. Demokrasiye sahip çıkan işte Memur-Sen gibi sivil toplum örgütleri var. Artık beşli çeteler devri geride kaldı. Hiç endişeniz olmasın. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Hiç kimse kusura bakmasın bu ülkede artık hükümetleri millet göreve getirir, millet görevden alır. Artık öyle şapkasını alıp gidecek bir hükümet yok. Zaten benim şapkam da yok” diye konuştu.

“HODRİ MEYDAN ELLERİNDE NE VARSA ORTAYA KOYSUNLAR”
Artık iradesini teslim edecek, şantaja boyun eğecek bir milletinde olmadığının altını çizen Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“İşte bir kez de Ankara’nın bu büyük salonundan sesleniyorum. Hodri meydan. Elinizde ne varsa ortaya koyun diyorum. Çirkinleştikleriyle kalacaklar. Şecaat arz ederken, sirkatin söyleyecekler. Attıkları manşetler alınlarının lekesi olarak kalacak. Yayınladıkları yayınlanmasına göz yumdukları o ses kayıtları, hepsini mahcup edecek. Kabataş’ta alçakça ahlaksızca bir saldırıya uğrayan bir başörtülü kadın üzerinden 8 ay sonra yeniden tarihin en iğrenç linç girişimini yapıyorlar. İnsan olan bunu yapmaz. Vicdanı olan bunu yapmaz. Yüreğinde zerre kadar haysiyeti şerefi olan kadın bedeni üzerinden böyle bir tavır içine giremez. 28 Şubat’ta bize bunu yapanlar rezil oldular, milletin vicdanında mahkum oldular. Biz bu numaralara boyun eğmedik, eğmeyiz. Biz bu alçaklığın peşini de bırakmayız, bunun hesabını da sorarız. 28 Şubat’ta attıkları manşetler birer zillet lekesi olarak ortada duruyor. Bugün attıkları manşetleri de birer zillet, birer alçaklık vesikası olarak her fırsatta bunların önüne koyacağız.”

“GELİN NE YAPACAKSANIZ VATANINIZDA YAPIN”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, isim vermeden Fetullah Gülen’e de çağrıda bulundu. Bir yerlerden emirler geldiğine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, “Şuna bakar mısınız, bir yerlerden emir geliyor. Ben de diyorum ki bir yerlerden emir vereceğinize lütfen bu ülke sizin vatanınız değil mi? Gelin ne yapacaksanız vatanınızda yapın. Niye buraya gelmiyorsunuz? Gelin buraya. Gelin buraya. Yoksa buraya gelince bazı şeyler açığa çıkar endişesini mi taşıyorsunuz? Gelin buraya. Malum medyanın tamamı Kabataş hadisesi başlığı ile çıkıyor. Köşe yazarları yorumcular söz birliği etmişçesine o konu üzerinde tepiniyor. Yazıklar olsun sizin insanlığınıza, yazıklar olsun sizin ırkçılığınıza, yazıklar olsun sizin ayrımcılığınıza. Biz bunlardan korkmadık ve korkmayacağız. Hiçbir kardeşim de bunlardan korkmasın, çekinmesin. O eğer başörtülü değil de başı açık bir bayan olsaydı acaba ona öyle saldırırlar mıydı? Mesele bu. Kim kimin yanında duruyor, her şey ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

“AVUÇLARINI YALAYACAKLAR”
Başbakan Erdoğan, şu anda internette yeni bir düzenleme yaparak alçakça saldırıların önüne geçeceklerinin belirterek, “Ses kayıtları ile görüntü kayıtları ile şantaj yapmak, milletin esir almak isteyenler bundan sonra avuçlarını yalayacaklar. CHP İnternet düzenlemesine neden itiraz ediyor biliyor musunuz? Ses ve görüntü kayıtları ile işbaşına gelen genel müdür bedel ödüyor bedel. Aynı şekilde MHP’yi de esir almışlar. Yeni internet düzenlemesi ile en başta CHP’yi MHP’yi biz koruma altına alıyoruz. Bu yeni internet düzenlemesi ile çocuklarımız, gençlerimiz, vatandaşlarımız yanında demokrasiyi siyaseti milli iradeyi de tehdit ve şantajdan koruyoruz. Bu tehditlerle bu şantajlarla hiçbir yere varamayacaklar. Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü asla durduramayacaklar. Büyük Türkiye hedefine yeni Türkiye hedefine asla gölge düşüremeyecekler. Şuna bakar mısınız, terör örgütüne akıl veriyorlar. Silahları elinize alın yeniden kan akıtın, yeniden kaos oluşturun. Bu şekilde çağrı yapılıyor. Bir yıldır gençler şehit olmuyor ölüm yor ya bunlar çok rahatsızlar. Çünkü bundan kandan beslenen vampirler. Bir yıldır var olan bahar havasının kalıcı olmasından korkuyorlar. İşte bundan çok rahatsızlar. Çözüm sürecini rabbimin lütfüyle sabote demeyecekler, kardeşliğe hançer vuramayacaklar” dedi.

“TÜRKİYE’DE DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜNDEKİ SON ENGEL İŞTE BU ÇETEDİR”
Bu ülkeyi yeniden kana, gözyaşına, kaosa mahkum edemeyeceklerinin altını çizen Başbakan Erdoğan, “Türkiye’de demokratikleşmenin önündeki son engel işte bu çetedir. Bu kaos çetesi, bu kan lobisi, bu paralel yapı temizlendiğinde demokratikleşmenin önündeki tüm engeller kalkacak. Tarihte de haşhaşiler geldi, gitti. Hiç endişeniz olmasın. 77 milyonun kardeşliği daha da pekişecek. 81 vilayet artık bütün mesaimizi bütün enerjimizi kalkınmaya sarf edeceğiz. Sanal sorunlarla yapay gündemlerle vaktimizi heba etmeyecek 2023 hedefleri için daha güçlü şekilde çalışacağız. Kimin ne meselesi varsa siyaset zemininde çözüme kavuşacak. Kürt kardeşimin Türk kardeşimin, Alevi’nin, Sünni’nin bu ülkedeki 36 ayrı etnik unsurun 77 milyonun her meselesini inşallah çok daha hızlı kalıcı adil şekilde çözümle buluşturacağız. 21. yüzyıl Allah’ın izniyle Türkiye yüzyılı olacak ve bunun hiç kimsenin engellemesine müsaade etmeyeceğiz. Genel müdür diyor ki 247 milyar Türk lirası yolsuzluk. Bu adam herhalde hesap kitap da bilmiyor ha. 247 milyar Türk lirası, eski rakamla 247 katrilyon. Herhalde bu salona da sığmaz. Hesap kitap bilmiyor. Yolsuzluk diyor. Şimdi bu adımı atan o malum bir kısım savcılar vardı. Şimdi evet yeni HSYK’nın atadığı savcılar var. Şimdi bu savcılar şu anda daha henüz kararlarını vermediler. Bakın daha karar verilmeden yargılama yapıyor bu genel müdür. İşte bu böyle bir siyasetçi” şeklinde konuştu.

“ŞUANDA 800 MİLYAR DOLARIN ÜSTÜNE ÇIKTIK”
Başbakan Erdoğan, “Ben diyorum ki, bu ülkede 230 milyar dolarla çıktığımız yolda, milli gelirimiz o kadardı, şu anda 800 milyar doların üstüne çıktık. Değerli kardeşlerim 22 bankanın, devlet bankasının battığı bir Türkiye. Hükümette DSP vardı, MHP vardı ANAP vardı. 22 banka battı. Vakıf, Ziraat, Halk. Bunlar da hep görev zararı yazıyordu. Şimdi bu bankaların hepsi Avrupa bankalarıyla karda yarışıyor ve diyor ki siz bu bankaları iflas ettirdiniz. Halk Bankasına her türlü saldırıyı yaptılar. Raporlar geliyor, Halk Bankasında en ufak yolsuzluk yok. Yahu senin vicdanın yok mu? Nasıl bunları söylüyorsun? Bir devletin bankasına nasıl bu şekilde yaklaşım koyarak, onun dünyadaki kredibilitesiyle oynuyorsun? İnanın bunların bu ülkede devlete millete karşı yaptıklarını geçmişte kimse yapmadı” dedi.

“CHP ZİHNİYETİ ‘İSTEMEZÜK’ DİYOR”
Cumhuriyet tarihinde 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz 11 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Şurada biliyorsunuz Marmaray’ı inşa ettik. Geçenlerde Yenikapı-Şişhane metro hattının açılışına gittik, Rabbime hamd ettim. Temeli zamanımda atılmıştı, fakat bitirmek şimdiki belediye başkanımız Kadir Bey’e nasip oldu ve Haliç’in üzerinde gerçekten güzel bir estetikle köprü yapıldı. Bu köprüden hem metro geçecek, hem de seyir kulesinden İstanbul seyredilecek. Böyle bir şey yapıldı. E şimdi biz Boğaz’a 3. köprüyü yapıyoruz. Bu CHP zihniyeti ‘istemezük’ diyor. Kuleler bitmek üzere… İstesen de istemesen de o 3. köprü de bitecek inşallah. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapabilir mi? Eğitimde yaptıklarımız ortada, sağlıkta yaptıklarımız ortada. Bakın şimdi şehir hastanelerine başladık engellediler. Üç sene dört sene önce şehir hastanelerimiz bitecekti. Ama maalesef bir kısım yargı bunun önünü kesti. Ülkeye bir şehir hastanesi kazandırıyoruz, devletin kasasından bir kuruş çıkmayacak. Yapacaklar, 25 yıl süreyle o hastaneyi işleteceğiz. Kira vereceğiz kira. Aynı şekilde 3. köprüyü 2.5 milyar dolara yapıyorlar ve 15 yıl sonra devlete bırakacak. Üçüncü havalimanı 42 milyar dolara mal olacak. 5 ayrı firma yapıyor, bizim cebimizden bir Allah kuruşu çıkmıyor. Yapacaklar, 20 sene sonra devlete teslim edecekler. Buna nasıl yolsuzluk dersin? ve bu insanları kalkıp maalesef iftiralarla zan altına sokuyorlar. Tüm saldırılara tüm sabotaj girişimlerine rağmen Mali disiplinden taviz vermedik ve bu ülkede haram nedir, helal nedir bunu tefrik ederek ayırt ederek hizmete devam ettik. Yere sağlam bastık, tedbirimizi aldık. Dalgalanmalara karşı Türkiye ekonomisini koruduk. Bütün dünyadaki ülkeler büyük bir kısmı küçülürken hamdolsun biz en zor anda bile büyüme kaydettik.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz