• 20 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Çini Ve Kaligrafi Ustaları Bursalılarla Buluştu

111 defa okundu kategorisinde, 21 Şub 2014 - 10:15 tarihinde yayınlandı
Çini Ve Kaligrafi Ustaları Bursalılarla Buluştu

BKK Kültür Sanat Çalışma Grubu tarafından hazırlanan Kültür Sanat Haftası, el sanatlarına gönül vermiş sanatçılarla meraklılarını buluşturmaya devam ediyor. Ressam Şefik Bursalı-RŞB Sanat Galerisi’ndeki programın dördüncü gününde kaligrafi sanatı üzerine atölye çalışmaları düzenlendi. Turgut Tuna tarafından ‘Çini üzerine’, Hayri Tekgöz tarafından ise ‘Yazı yolcusu’ konulu bir sunum yapıldı.

‘Söz uçar, yazı kalır’ meselesini hatırlatarak konuşmasına başlayan Turgut Tuna, çini adının Çin’den geldiğini, porselene rakip olduğunu söyledi. Osmanlı döneminde sarayın zevkine hitap eden bir yapım olduğunu aktaran Tuna, 1550’li yıllarda seramik çininin binlerce yıl insanları etkileyen porseleni geçtiğini, sanayi devrimiyle beraber Avrupa’nın yüksek dereceli pişirmeyi başarmasıyla porseleni yeniden keşfettiğini kaydetti. Tuna, Avrupalıların tekrar porselene yönelmesiyle pazarların daralması sonucu çininin bitme noktasına geldiğini söyledi. Abdülhamid Han zamanın porselen fabrikasının kurulduğunu, birçok ressamın çalıştırıldığını belirten Tuna, Avrupa ile rekabetten ziyade devletin desteğiyle özel koleksiyonlar üretildiğini ifade etti.

Çini sanatının unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini dile getiren Tuna, çini sanatı hakkında teknik bilgiler paylaştı. Tuna, “Çini çok zordur. Toprağı cevherden mücevhere döndürüştür. Her zaman husise mekanlar, özel günler için hazırlanmış çok müstesna üründür. Avrupa’da bu zaten böyle biliniyor. İznik çinisi ile Kütahya çinisi arasında da elbette fark var. İstanbul’daki Nakkaşhane, İznik’teki çinilerin modellerini hazırlayan bir ekiptir. Hazırlıyor, bunu İznik’ten talep ediyor. Kütahya sadece orada yapılanları tekrar ediyor. Çünkü temiz malzeme İznik’te var” dedi.

‘Yazı yolcusu’ konulu sunum Hayri Tekgöz ise, kaligrafinin güzel yazı anlamına geldiğini söyledi. Kaligrafi’nin Türkiye’de yeni bir sanat dalı olduğunu aktaran Tekgöz, birçok kişi tarafından sanat olarak görülmemesine rağmen gelişmesi için çaba gösterdiklerini dile getirdi. Uzun yıllar kullanılan İslam harflerinden sonra kabul edilen Latin harflerinin de Türk kültürü üzerine işlenmesi gerektiğini savunan Tekgöz, “Çizimlere tamamen batı usulü devam edersek, adımızın Ahmet veya Mehmet olması Türk sanatı olduğunu göstermez. O sanatı Türk örf ve adetleri üzerine yoğurduğumuz zaman Türk kaligrafi sanatı ortaya çıkacaktır. Bu zaman alacaktır. Hat sanatındaki icazet meselesi, şu anda kaligrafi de yok. Zaten icazetli kaligraf yok. Batı kaligrafisi daha düz ve yalın iken, Türk kaligrafisi daha çok hat sanatına benzer. Bu çalışmalar dünyanın herhangi bir yerinde yok. Bu yüzden zamanla Türk kaligrafisi adı oturacaktır” diye konuştu.

Kaligrafi denince akla daha çok tabaklara yazılan yazıların geldiğini belirten Tekgöz, artık bu anlayıştan çıkıp daha özgün çalışmalara doğru geçilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmaların ardından soru cevap bölümüne geçildi.

Programın sonunda BKK Kültür Sanat Çalışma Grubu Temsilcisi Gülay Ünal tarafından Turgut Tuna ve Hayri Tekgöz’e verdiği bilgilerden ötürü plaket takdim edildi.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz