• 23 EKİM 2017
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce

Başbakanın karnı ağrımıyor ise, teşkilatlar’ da Çiğ yememeli!

43 defa okundu , kategorisinde, 14 Şub 2014 - 09:57 tarihinde yayınlandı
Başbakanın karnı ağrımıyor ise, teşkilatlar’ da Çiğ yememeli!

Meclis üye listelerinin belirlenip son haliyle seçim kuruluna verileceği, aday belirleme sürecinin en sancılı günlerini yaşıyoruz.

Aslında sancı derken, daha çok Ak partide yaşanıyor. Çünkü seçime giren birçok parti, adaylık için listeyi tamamlama konusunda sıkıntı yaşıyor ve ikna edebildiğini listeyi tamamlama peşinde…

Yani sözde vatan, millet, hizmet! aslında çok ciddi pastadan pay kapma mücadelesi.

En sancılı, çünkü önceki yazılarımda değindiğim gibi; Hâdleri zorlayan, sinirleri yıpratan, vicdanları yaralayan yâda bir kaşık suda fırtına koparanların/ koparmak isteyenlerin veyahut da bir kısım oluşumların “ seçimler geldi güç bende artık” hezeyanlarının ayyuka çıktığı bir zamandır işte bu günler.

Önceki Hüdayi başkanın düşüncelerini paylaşmıştım. Aslında biliyorum ki, il ve ilçe yöneticileri hatta milletvekillerinin bile psikolojilerini bozmuş durumda bu hezeyan kârlar!

Güç bende deyip ortalığı elli altıya verenler kadar, kendi hakkının olduğunu düşündüğü makamın başkaları tarafından gasp edilmesinden, ya da başkalarına altın tepside sunulmasından rahatsızlık duyanlarda var.

Çok gariptir ki liste savaşını verenler, zaten Ak parti tabanından gelen, Ak parti misyonunu benimsemiş olanlar hiç değil! Hiçbir zamanda olmamışlar.

Ama amaç ne koparırız olunca, yüklenin teşkilatlara bizim gücümüz, bizim sayımız!

Hep söylediğimi, yine tekrarlıyorum; talep edilen konum için önce duruş olmalı. Göreve talip olduğu partinin Misyonunu benimsememiş, Vizyonunu taşımayan dahası tabanı olmayanların arkalarına aldığı 3-5 kişi ile bir siyasi partiden görev talep etmesi talihsizliktir.

Partiler siyasi oluşumdur ve Parti tüzüğü vardır

Kendi ilkeleri ve prensipleri vardır

İnanç değerleri ve değersizlikleri vardır

Misyonu ve vizyonu vardır

Bahse konu değerlendirmeyi X parti için değerlendirdiğimizde; Bu oluşumun dışında hayat felsefesi olan, farklı siyasi görüşü olan birinin, bu partiden görev talep etmesi kadar bu talebi değerlendiren parti yöneticisinin kendi tabanına karşı hesap verebilirliği çok tartışılır olacaktır.

Yine X partiden adaylıklar sürecini değerlendirdiğimizde;

Hangi oluşumdan STKdan ve hemşeri derneğinden aday belirlerseniz belirleyin, ya teşkilatınızın tabanından gelmiş olsun, yada şaibesiz geçmişi ile sağlam karakterli olsun.

Değilse, yarın kendisinin aday olması/görev alması konusunda referans olan ERK’lere diyet ödemek zorunda kalır ki, eline hezeyan mektubu verilerek istifa ettirilen Hakan Şükür olayından çok farklısı yaşanmaz!

Aday adaylarının, ADAY olma sürecinin çok dikkatli değerlendirilmesi, ne olursa olsun adaylık kriterlerinin delinmemesi, ahbap çavuş ilişkisinden uzak durulması, akçeli şaibeli isimlerin çok ince elenmesi gibi durumların çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani içinize sindirdiklerinizin, karnınızın ağrımasına sebep olabilecek her türlü parazit ve olumsuzluklardan arındırılmış olması gerekmektedir.

Değilse, Sayın Başbakanın her ortamda ve sıkıntısız söylediği, “çiğ yemedim ki, karnım ağrısın!” Sözünü yere düşürmüş olursunuz ki, yerelde karnınız çok ağrıtır ve faturası da çok ağır olur.

 

Yazının son sözü:

İki insan çeşidi vardır.

Zaman geçtikte hatalarıyla yüzleşen!

Zaman geçtikçe yüzsüzleşen…!!! 

Necip Fazıl KISAKÜREK

 

 

mehmetgulyaprak@hotmail.com

mehmetgulyaprak@gmail.com

Haber Editörü : Tüm Yazıları
admin
Yorum Yaz